Günümüzde Almanya’da Protestanlık


Seminar Paper, 2008
15 Pages, Grade: 1,0

Excerpt

İçindekiler

1. Giriş

2. Hıristiyanlığın Tarihçesi

3. Doğu - Batı Hıristiyanlığının ayrılması

4. Protestanlığın Tarihçesi
4.1 Martın Luther
4.2 Ulrich Zwingli
4.3 John Calvin

5. Günümüzde Almanya’da Protestanlık

6. Sonuç

7. Kaynakça

1. Giriş

Bu seminer günümüzde yaşayan Almanya’daki Protestanlığı kısa bir incelemesini içermektedir. Seminerde ilahi kaynaklı dinlerden biri olan Hıristiyanlığın bugüne kadar geçirdiği tarihi süre içinde almış olduğu şekli belli ölçüler içinde kısaca tanıtmaya çalıştım. Ayrıca Protestanlığın Almanya’daki eğitim ve sosyal faaliyetleri ele almaya çalıştım. Tarih’e bakıldığında Hıristiyanlık evrensel dinler içerisinde en fazla teolojik açıdan tartışmaların yaşandığı ve bölünmelerin, mezhepleşme hadiselerinin ortaya çıktığı dinlerden biri olduğu görülür. İlk başta Doğu Bati ayrılımdan kendisini kurtaramayan Hıristiyan dini bir müddet sonra reform çabalarına maruz kalmıştır. Protestanlığın kurucusu olan Martın Luther, Eski ve Yeni Ahit olmak üzere oluşan Kitabı Mukaddes’e yeni yorumlamaya ve Papa’yı reddederek geleneksel Katolik kilisenin iman esaslarını deformasyon etmiştir. İlk reform hareketi Almanya’da başlatan Luther diğer din adamları etkileyerek Ulrich Zwingli İsviçre’de reformu getirmiştir ve Zwinglianizm ruhunun teolojide, politik kuramlarda ve kilise düzenlemelerinde gelişimini tamamlaması Fransız reformcu John Calvin ile sağlanmıştır ve öğretilerini bugünkü Amerika Birleşik Devlete kısaca ABD’ye taşımıştır. Bu seminerde Hıristiyanlığın Tarihçesini temel hatlarıyla açıklamaya ve ana konum olarak Almanya’daki Protestanlığın eğitim ve sosyal faaliyetleri ele almaya çalıştım.

2. Hıristiyanlığın Tarihçesi

1.yüzyılda Roma İmparatorluğu’nun gölgesinde ortaya çıkan Hıristiyanlık günümüzde iki milyarı aşkın bağlısıyla dünyanın en yaygın dinsel geleneği konumundadır.

Bir Yahudi peygamberi olan Hz. İsa, Tanrı’dan aldığı vahyi ırkdaşları arasında yaymaya çalışmış ve basta havariler olmak üzere bir grup Yahudi ona inanmıştır. İsa’ya inanmaktadır birlikte, Yahudi inanç ve ibadetlerine de sıkı sıkıya bağlı olan bu topluluk, ahlaki ve dini konulara diğer Yahudilerden daha fazla hassasiyet göstermekteydi.[1]

İsa’nın ortaya çıktığı dönemde Filistin bölgesi Romalıların işgali altındaydı. Bu istilacılarla yerli Yahudi halkı arasında sürtüşmeler meydana geliyordu. Ancak Yahudilerin kendi aralarında da birlik yoktu. Halk çeşitli mezheplere ayrılmış, birbirleriyle mücadele ediyordu. Dini şekilcilik, samimiyeti ve gerçek dindarlığı ortadan kaldırmıştır. Böyle bir dönemde peygamberlik görevine başlayan Hz. İsa’nın temel amacı Hz. Musa’nın tebliğ ettiği dini canlandırarak ona yeni bir şekil ve ruh kazandırmaktır.[2]

İlk dönemde, hemen tamamı Yahudi asıllılardan oluşan bu taraftar grubu, yeni bir din olma iddiasından daha çok, bir Yahudi cemaati veya tarikatı görünümündeydi. Yahudi dini inanç ve geleneklerine sıkı sıkıya bağlıydı. Bunların diğer Yahudilerden farklı olan tek yönleri, İsa’ya inanmalarıydı.[3]

Hz. İsa Galile bölgesinin Nasıra adlı bir kasabanın bakire Meryem isimli bir kadından dünyaya gelen bir Yahudi idi. Çocukluk ve gençlik dönemi kasabada geçirmiş. 28 yaşlarında Hz. Yahya tarafından Ürdün nehrinde vaftiz edilmiş. Otuz yaşlarında Hz. İsa büyük şehirlerden ziyade genellikle köylerde, kasabalarda ve kırsal alanlarda vaazlar vererek bölge halkını kıyamet gününe konusunda uyarmış ve bir olan tanrı ya iman ederek onun yasaklarına ve emirlerine uymaya çağırmıştır.[4] Ayrıca arkasından gelen kitlelerle birlikte seyahat ediyor, hastaları tedavi ediyordu, hastalıklar konusundaki olağan üstü başarılarının şöhreti, bütün Suriye bölgesine duyulmuştu. Her yerde tedavi için insanlar geliyordu ve Hz. İsa’nın cemaati günden güne artıyordu. Ama onun esas kadrosu Havari topluluğu idi. En mahrem konuları onlarla konuşuyordu.[5] Kudüs teki kutsal mabette bayı olaylara ve karışıklıklara sebebiyet verdiği için Roma valisi tarafından kargaşa, anarşi ve isyan çıkarmakla, çarmıhta ölüm cezası olarak cezalanmıştır.

Hz. İsa çarmıhta çarpılmadan önce Pavlus bir Hıristiyan düşmanı idi. Hz. İsa’nın ölümünden sonra Şam yolunda gördüğü bir vizyonda, gökte gözüken Hz. İsa hitap eder ve onu, mesajı tüm uluslara yaymaya görevlendirir. Pavlus’un misyonerlik faaliyetinde birçok putperest asıllı Hıristiyanlar oluşmuştur. Bu insanlar kendileri zor gelen bazı Yahudi gelenek ve kurallarına uymak istemiyordu. Pavlus bu insanlara Yahudi töresine uymak zorunda olmadıklarını ileri sürer ve kargaşa başlar. M.s. 50 yıllında Kudüs teki Havariler Konsülü toplanarak bir çözüm arandı. Pavlus yeni dini girmiş olan kişileri Yahudi geleneği uyma konusunda fazla zorlamalarını havarileri ikna etmiştir.[6]

Tarsuslu olan Pavlus’un Helenistik felsefe ve ölen-dirilen kurtarıcı tanrılar düşüncesini merkeze alan sır dinleri hakkında hatırı sayılır bilgilere sahip olması doğaldır. Bir süre sonra Pavlus’un öğretisinin merkezini Mesih-merkezlik teşkil etmektedir. Bu öğretiye göre İsa Mesih, tanrısal oğlun insanoğlunun kurtuluşu için bedenleşmiş halidir. Onun günaha fidye olarak çarmıhta kanını dökmesine insanoğlu aslı günahtan kurtarmış ve böylece Âdem ile bozulan ahdi tekrar yenilemiştir. Çarmıha gerildikten üç gün sonra ölümden dirilmesi ve göğe yükselmesi onun ölüme ve günaha galıp geldiğine ispatıdır. Hz. İsa’ya inananlar da aynı şekilde günaha ve ölüme galip gelecektir. Bu yüzden Pavlus’a göre Tanrı’nın mükâfatını kazanmak için artik Yahudi yasasına uymak gereksizdir. Çünkü Mesihi kabul etme ve ona iman etme. Tanrısal rızasını kazanmanın en doğru yoldur, Tanrı katında Salih kimseler sayılacaktır.[7]

Pavlus’un bu görüşü havarilerle, Petrus ve Yakup’la ilişkilerinin bozulmasına ve karşılıklı suçlamalara neden olmuştur. Bu olaylardan sonra putperest asıllı Hıristiyanların ve Yahudi asıllı Hıristiyanların yolları ayrılmıştır. Böylece Anadolu’da, Yunanistan’da, mısır’da Roma’da birçok Hıristiyan cemaati meydana gelmişti.[8]

Nitekim zaman içinde Hıristiyanlık sağlam şekilde teşkilatlanmaya devam etmiştir. Hıristiyanlık Roma İmparatoru Konstantin yayınladığı Milan Fermanı, vatandaşlar serbestçe kabul edilecek bir din seviyesine kavuşmuştur. M.s. 380 yılında İmparator Theodos Hıristiyanlığı devlet dini olarak ilan etmiştir ve diğer din mensuplarını dışlamıştır.[9]

3. Doğu - Batı Hıristiyanlığının ayrılması

395 yılında Roma İmparatorluğu Doğu ve Batı Roma adıyla ikiye bölünmesinden sonra başta İstanbul olmak üzere doğudaki Kiliseler ile Roma Kilisesi arasındaki ilişki yeni bir sürece girmiştir. İstanbul Kilisesi doğudaki Bizans devletinin desteğini arkasına alıp, doğu Hıristiyanlığındaki büyük oranda Grek kültürüne bağlı olan insanların liderlik konumunu pekiştirmiştir. Roma kilisesi doğudaki İstanbul kiliseden farklı olarak hızla dünyevi ve siyasal bir güç haline gelmiştir. Nitekim Roma kilisesi Batı Hıristiyan dünyasında en büyük otorite merkezi ve yerel güç haline geldikten sonra papa hem dini hem de siyasi alanda bütün Hıristiyanların en üstün liderlik kurumu kabul etmiştir.[10]

Roma’daki papanın kendi etkinliğini ve otoritesini doğuda da uygulamaya kalkması, İstanbul Kilisesinde tepkilere yol açmış ve bu husus, Doğu ile Batı Kiliselerinin birbirinde ayrılmalarının iki ana nedeninden birini oluşturmuştur.[11]

Doğu ile Batı Hıristiyanlığın ayrılışı başka bir önemli unsur ise 1204yılında meydana gelen 4. Haçlı seferidir. Bu Haçlı seferi İstanbul üzerine saldırmış. Yağmalamışlar ve yakıp yıkmıştır. Onların İkonları parçalanmış, rahipler asılmış, insanlar öldürülmüştür. Grekler bu zulüm ve yağma hadisesini hiçbir zaman unutmamış ve bundan dolayı Roma Latin Kilisesine bağlı Hıristiyanlara büyük bir nefret duymuştur. Bu olaylardan sonra Bizans’ın Latin ayın başlığına, Türk sarığını tercih etmesinin bu nedenlerdir.[12]

Doğu ile Batı arasında diğer bir kopuş nedeni ise Papa’nın mutlak otoritesini ve yanılmazlığını Roma Kilisesi kabul ederken, Doğu’daki Ortodoks Kilise ise Papa’yı kabul etmez. Ayrıca Kutsal Ruh’un kimden çıktığı ihtilafı (Saint – Esprit) başka bir unsurdur. Katolikler ve Protestanlar (Filioque = Oğulda ) kelimesini kullanırken, Kutsal Ruh’un hem Baba hem de Oğul’dan çıktığını savunurlar. Ortodokslar ise, Kutsal Ruh’un sadece Tanrı’dan (Babadan) geldiğini kabul eder ve Filioque kelimesini kullanmazlar.[13]

Özetleyerek Doğu ve Batı Hıristiyanlığın ayrımı toplumun psiko – sosyo ve siyasi faktörlerden hariç, iki temel unsurla toplanabilir, biri Hıristiyan dünyasında Papa’nın otoritesi ve yanılmazlığı. Diğeri ise Kutsal Ruh’un (Saint – Esprit) teoloji meselesidir.

[...]


[1] Baki Adam, Dinler Tarihi, T.C Anadolu Üniversitesi Yayıncılık, Eskişehir 2000, s.66

[2] A.g.e. s.68

[3] A.g.e. s.69

[4] Mahmut Aydın “Hıristiyanlık”, Yaşayan Dünya Dinleri, Editör Şinasi Gündüz, Diyanet İşleri Başkanlığı Yayıncılık, Ankara 2007, s.85

[5] Mehmet Aydın, Hıristiyan Kaynaklarına Göre Hıristiyanlık, Diyanet Vakfı Yayıncılık, Ankara 2007, s.17-18

[6] Baki Adam, Dinler Tarihi, T.C Anadolu Üniversitesi Yayıncılık, Eskişehir 2000, s.69

[7] Mahmut Aydın “Hıristiyanlık”, Yaşayan Dünya Dinleri, Editör Şinasi Gündüz, Diyanet İşleri Başkanlığı Yayıncılık, Ankara 2007 s.87-88

[8] Mehmet Aydın, Hıristiyan Kaynaklarına Göre Hıristiyanlık, Diyanet Vakfı Yayıncılık, Ankara 2007, s.19-20

[9] Mehmet Aydın, Hıristiyan Kaynaklarına Göre Hıristiyanlık, Diyanet Vakfı Yayıncılık, Ankara 2007, s.22

[10] Mehmet Katar “Hıristiyanlıkta Temel Akımlar”, Yaşayan Dünya Dinleri, Editör Şinasi Gündüz, Diyanet İşleri Başkanlığı Yayıncılık, Ankara 2007, s.105-106

[11] Mehmet Katar “Ortodoksluk”, Yaşayan Dünya Dinleri, Editör Şinasi Gündüz, Diyanet İşleri Başkanlığı Yayıncılık, Ankara 2007, s.115

[12] Mehmet Aydın, Hıristiyan Kaynaklarına Göre Hıristiyanlık, Diyanet Vakfı Yayıncılık, Ankara 2007, s.26

[13] Mehmet Aydın, Hıristiyan Kaynaklarına Göre Hıristiyanlık, Diyanet Vakfı Yayıncılık, Ankara 2007, s.27

Excerpt out of 15 pages

Details

Title
Günümüzde Almanya’da Protestanlık
College
Ankara University theological department
Grade
1,0
Author
Year
2008
Pages
15
Catalog Number
V202470
ISBN (eBook)
9783656286974
ISBN (Book)
9783656287995
File size
581 KB
Language
Turkish
Tags
Protestanlik, Evangelik, Cavinizm, Almanya, Hiristiyanlik, güncel
Quote paper
B.A. Nurullah Uslu (Author), 2008, Günümüzde Almanya’da Protestanlık, Munich, GRIN Verlag, https://www.grin.com/document/202470

Comments

  • No comments yet.
Read the ebook
Title: Günümüzde Almanya’da Protestanlık


Upload papers

Your term paper / thesis:

- Publication as eBook and book
- High royalties for the sales
- Completely free - with ISBN
- It only takes five minutes
- Every paper finds readers

Publish now - it's free